Müşteri Hizmetleri: 444 7 281 - info@alguninsaat.com

BurasıDüzce



Algün İnşaat'ın sahibi Cihat Algün, “Sıradan binalardansa artık sanatsal boyutu olan çalışmalar ortaya koyulması gerekiyor. Sıradanlığın ötesine geçmeliyiz” diyor.

Algün İnşaat'ın sahibi Cihat Algün bu haftaki röportaj konuklarımızdan.

    Cihat Algün, “Düzce benim memleketim olduğu için burada güzel, marka projeler yapmak istiyorum. Düzce'de de standart binaların ötesine geçilsin istiyorum” diyor.

   Mert Buğra MARADİT: Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?

   Cihat Algün: Düzceliyim. Ağırlıklı olarak inşaat işleriyle uğraşıyorum. Ama bunun dışında tekstil alanında da Adil Işık Bayan Giyim Mağazası'nın Düzce bayisiyiz. Eşim KremparkAVM'de bulunan mağazayı idare ediyor. Ben de inşaat sektöründe çalışıyorum. İnşaat müteahhitliği baba mesleğim. Ben de baba mesleğini devam ettirmeye çalışıyorum.

“MÜTEAHHİTLİK, CİDDİ BİR ORGANİZASYON İSTEYEN

BİR MESLEK”

   Mesleğinizden ve mesleğinizdeki zorluklardan bahseder misiniz?

   Her mesleğin kendine göre zorlukları var ama müteahhitlik mesleği biraz meşakkatli bir meslek. Ciddi bir organizasyon isteyen bir meslek… Aynı zamanda zevkli yanları da var. Ben işimi severek yapıyorum. Bu nedenle pek yorgunluk da hissetmiyorum. Projenin imar aşaması biraz zorlayıcı ama bizim Düzce'deki en büyük sıkıntımız arsa üretmedir.

   Deprem zamanında Düzce'nin merkezi yıkıldı. Mevcut binaların yerlerine de yeni binalar yapmakta zorlanıyoruz. Çünkü inşaat alanları daraldığından arsa sahiplerinin beklentilerini karşılayamıyoruz. Eskiden 5 katlı olan daire sayısını 3-4 katta sağlamak durumunda kalıyoruz. Talepleri karşılama noktasında şartları zorladığımızda ise oranlar yükseliyor ve bununla beraber haliyle fiyatlar da ciddi anlamda artıyor. Dolayısıyla bu da alım gücünü düşürüyor. Artık Düzce Merkez'de İstanbul Bağdat Caddesi'ndeki oranları düşünür hale geldik. Yani bir dairenin maliyeti 600-700 bin liralara kadar çıktı. Öte yandan Düzce düz ve gelişmeye müsait bir yer. Düzceliler evlerinin ve işlerinin birbirine yakın olmasını istiyorlar. Biz de bu yüzden kenar kısımlarda bazı yerler organize etmeye çalışıyoruz. Bu noktada da bir sıkıntıyla karşılaştık son dönemde. Düzce'nin yerlisinin dışında, Düzce'nin dışından da çok müteahhit geldi. Bunlar da piyasayı çok etkilediler.

“DÜZCE'DE MARKA PROJELER YAPMAK İSTİYORUM”

   Bu mesleği tercih etmenizin nedeni nedir? Mesleğinizi neden Düzce'de sürdürüyorsunuz?

   Ben bu mesleği kendimle bütünleştirdim. Kendimi yakıştırıyorum bu mesleğe.

Tabi burada verdiğim çabayı İstanbul'da gösterseydim, belki de çok daha fazla kazanım elde edecektim. Ancak Düzce benim memleketim olduğu için burada güzel, marka projeler yapmak istiyorum. Düzce'de de standart binaların ötesine geçilsin istiyorum. Yalnızca memleketime değer verdiğim için ve burada nitelikli projeler yapmak istediğim için mesleğimi Düzce'de sürdürüyorum. Ama Düzce dışında da projeler yapmayı hedefliyorum.

“SOSYAL DONANIMA SAHİP

SİTE YAPILARI TERCİH EDİLİR OLDU”

   Binalara daha çok sanatsal anlamda bir bakış açısı oluştu. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?

   Tabi ki müşterinin beklentisi de bu yönde… Artık klasik yapılaşmadansa sosyal donanıma sahip site yapıları tercih edilir oldu. Yaşam kalitesinin daha yüksek olması, geldiğinizde arabanızı park edebileceğiniz bir otoparkın olması, çocuğunuzun dışarıda oynayabileceği bir ortamının olması insanların bu tür yapılaşmayı tercih etmesine sebep oluyor.

“UniverCity NİTELİKLİ BİR PROJE..”

   ‘UniverCity’ adı altında yeni bir projenizin olduğunu duyduk. Bu projeden bahseder misiniz?

   Bu proje Düzce'nin gelişmeye belki de en açık olan yerinde, yani Konuralp'de gerçekleşiyor. Konum olarak çok özel bir bölgede yer alıyor. Tam olarak üniversiteye çıkış noktasında yapılacak olan bir site projesi… Nitelikli bir projeyi hayata geçiriyoruz. Tüm alt yapı, çevre düzenlemesi ve sosyal tesisleriyle hem üniversiteliye, hem bölgede yer alan hastaneye, hem de Düzceli'ye hitap eden bir proje ortaya çıktı.

“ÜNİVERSİTENİN DÜZCE'YE KATACAĞI ÇOK ŞEY VAR”

   Düzce halkı ile üniversite arasında bir kopukluk olduğu söyleniyor. Sizce bu proje bahsi geçen kopukluğu aşmamıza yardımcı olabilir mi?

   Katkı sağlayacağını düşünüyorum. Söylediğinize katılıyorum. Düzce henüz bir üniversite şehri olamadı. Üniversitenin Düzce'ye katacağı çok şey var. Bolu bunu başarmış gibi görünüyor ama biz daha yolun başındayız. Bu tür projeler de üniversiteliyle Düzceli'yi bir şekilde bir araya getiriyor.

   Sizin mesleğinizi yapmak isteyenlere önerileriniz nelerdir?

   İlk olarak mesleği sevmeleri gerekiyor. Ayrıca ciddi bir organizasyona ihtiyaç var. Bunların dışında sıradan binalardansa artık sanatsal boyutu olan çalışmalar ortaya koyulması gerekiyor. Tabi Düzce'de bunun tam olarak karşılığını alamıyoruz. Ama bir şekilde kendimizi aşıp mesleğin gerektirdiğini yapmamız lazım. Sıradanlığın ötesine geçmeliyiz.

“DÜZCE’Yİ HENÜZ ŞEHİR

HAVASINA SOKAMADIK”

   Sizce Düzce'nin sorunları nelerdir?

   Düzce'nin bana göre birinci sorunu hala deprem kalıntılarının görünüyor olması. Henüz Düzce'yi bir şehir havasına sokamadık. Mesleğimle de bağlantılı olarak bence şu anda Düzce'nin en büyük sorunu bu!

   Bunların ötesinde eğer bir üniversite şehri olmayı amaçlıyorsak, özellikle gençlerin aktivite yapabileceği ortamlara ihtiyacımız var. Eğlence sektöründe veya yeme-içme sektöründe kaliteli müesseseler olmalı. İhtiyaçların karşılanması noktasında da bazı eksiklerimiz var.

   Mesela bir AVM'miz var. Fakat bana göre bu yeterli değil!

   Peki sizce bu sorunlar nasıl çözülebilir?

   Çözüm aşamasına gelindiğinde karşılıklı fedakarlık yapılmalı. Sorunların çözülmesi için önceliğimiz bu olmalı. Beklentilerimizi belli bir düzeyde tutmamız lazım. Öte yandan belediye de bu süreçte bir şeyler yapabilir.

 

Haberin devamı için lütfen Buraya Tıklayın.


Algün İnşaat

Hakkımızda - Fırsat Çadırı - İletişim